Zulüm Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır

2011 yılının son günlerinde 2012'yi karşılamaya hazırlanırken, barış, kardeşlik ve insanca yaşam için dileklerde bulunurken 28 Aralık tarihinde Şırnak-Uludere'de TSK uçakları 35 köylüyü bombalayarak öldürdü. Operasyon kazası denildi, köylüler kaçakçı denildi ama hiç özür dilenmedi. Köylüleri suçladılar, iyi olmuş dediler 35 insanın ölümüne. Üniversitemizin duyarlı öğrencileri bu söylenenlerin aksine İnsan hayatına ve Yaşama sahip çıktılar.
Genç İMO Açıldı


TMMOB'a bağlı İnşaat Mühendisleri Odası İMO'nun Üniversitemiz Genç-İMO birimi açıldı. 27 Aralık 2011 tarihinde resmen aktif olarak faaliyetlerine başlayan Genç-İMO yönetiminde Üniversite temsilcisi olarak Mehmet Yalçın Ortaç, 1. öğretim 3. sınıf temsilcisi olarak Ahmet Çelik, 1. öğretim 2. sınıf temsilcisi olarak Serkan Sağır, 1. öğretim 4. sınıf temsilcisi olarak Ceylan Tutan, 2. öğretim 2. sınıf temsilcisi olarak Ulaş Kızılkaya, 2. öğretim 3. sınıf temsilcisi olarak Cihan Sırdaş arkadaşlarımız bulunmaktadır.
Uludere Katliamı

28 Aralık 2011 akşamında Şırnak - Uludere'de kaçakçılıkla geçinmeye çalışan 35 genç arkadaşımız TSK uçakları tarafından bombalanarak öldürüldü. Ana akım medyada ve sosyal medyada haberleri takip ediyoruz hepimiz. İnsan hayatına verdiğimiz değerden dolayı bizde bu yaşanan olaylardan derin üzüntü duyduğumuzu belirtmek istedik.
GAZUTE.com olarak sorumluların cezalarının verilmesi ve ölen genç arkadaşlarımızın ailelerine Hükümet ve Askeri yetkililerin bizzat yüzlerine karşı özür dilemeleri gerekir. Yanlışlıkla oldu diyorlar, 35 insan yanlışlıkla öldürülür mü? Bir tek insan hayatının bile hesabını verebilirler mi? Üstelik katledilen arkadaşlarımız için eylem yapanları terörist olarak suçluyorlar. İnsan hayatına sahip çıkmak ne zaman terörizm oldu? Kalemi, fırçayı, tuvali, sahneyi, türküyü, bilimi terörist faaliyetler olarak saydılar, şimdi olabilecek en son noktaya geldiler en birinci hakkımız yaşam hakkımızı savunmayı terörist eylem olarak suçluyorlar. Bugün sadece 35 Can değil, İnsanlık öldü. Başımız sağ olsun bile diyemiyoruz artık...
Doktor Olacak İntörn

Hepimizin bir şekilde yolu düşmüştür Üniversite Hastanesine. Bazımız halı saha maçında sakatlanarak acile gitmiştir, bazımız tamda sınavlar öncesinde hastalandığından polikliniğe gitmiştir, bazılarımız da kontrole. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı uğradığımız Hastanede illa intörn "son sınıf Tıp öğrencisi" arkadaşlarımızla karşılaşırız. Peki hiç düşündük mü arkadaşlarımız hangi şartlar altında gecelerini gündüzlerini hastanede geçiriyorlar, o kadar emek ve zaman harcıyorlar, karşılığında ne alıyorlar diye?
Talep: Can Güvenliği.

Üniversite kavşağının yeni düzenleme ile bizim için ne kadar güvenli hale geldiğini biliyoruz. Çoğumuz o kavşakta kaza tehlikesi geçirmişizdir. Yalnız son bir haftada bizim kadar şanslı olmayan arkadaşlarımız Esra, Ayşe hayatlarını kaybettiler. 13 Aralık Salı günü olan son kazada Gıda Mühendisliği öğrencisi arkadaşımız Serkan Akın hayati tehlike ile karşı karşıya kaldı.
Üniversite de Harç Yurt Yemekhane...
Yeni kazanan ve kazanmak için çabalayan arkadaşlarımıza yönelik üniversitelerde çok kullanılan terimleri yaşadıklarımdan yola çıkarak karikatürize ederek anlatmak istedim, umarım beğenirsiniz.
Cezalı Harçlar Geri Ödeniyor!

Dönem başında yapılan yasa değişikliği ile öğrencilerden 2 ve daha fazla alınan derslerin cezası adı altında yüksek miktarda harçlar toplanmıştı. Ancak yapılan eylemler ve gelen tepkilerden dolayı geri adım atıldı ve alınan fazla harçların geri ödeneceği söylendi. Bu zamana kadar bazı olumsuz söylentiler çıksa da ceza adı altında alınan har(a)çların geri ödemesi için somut bir adım atıldı.
Toz Duman İçindeyim...

Bildiğiniz gibi 1 yıldır süren Kültür Merkezi inşaatı bütün hızıyla devam ediyor. Baya büyük ve gösterişli bir Kültür Merkezimiz olacak fakat ne kadar bizim olacak orasını bilmiyoruz. Bitince göreceğiz bakalım.
Konumuza dönelim. Meslek Yüksek Okulunda okuyan arkadaşlarımız bu inşaattan pek memnun değiller. İnşaattan kaynaklı toz, duman ve gürültü arkadaşlarımızın ciddi şekilde rahatsız ediyor. Özellikle inşaat tozu sağlıkları için büyük tehlike.
İnşaat Alanı mı, Üniversite mi?

Üniversitemizde son bir kaç yıldır hummalı bir çalışma var. Üniversitemiz gelişiyor, büyüyor, kapasitesi artıyor... Peki nasıl bir büyüme bu? Bilimsel akademik anlamda ülkemize ve dünyaya kısaca insanlığa ne kadar yararı olacak bir büyüme bu? Sadece şişirme bir büyüme mi yoksa? Bunları geçsek bile inşaatların sağlığımız üstünde olumsuz etkilerini de belirtmemiz gerek.
ADÖDER 1. Kongresi Yapıldı

Gaziantep Üniversitesi öğrencilerinin kurduğu Gaziantep Demokratik Öğrenci Derneği 1. olağan kongresini gerçekleştirdi. Dernek tüzüğünde kendisini, “bilimsel, nitelikli, kültürel, sosyal, beslenme, dinlenme, barınma, ulaşım, sportif alanlarda ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olmak, bu konuda öğrencileri kurumlar nezdinde temsil etmek” şeklinde tarif ediyor...
